I promise you, I'm always there
When your heart is filled with sorrow and despair
I'll carry you when you need a friend
You'll find my footprints in the sand
Leona Lewis - Footprints in the Sand.
Sana söz her zaman yanında olacağım
ümitsiz ve çaresiz kaldığında
arkadaşa ihtiyacın olduğunda
kumda ayak izlerimi göreceksin
Her zaman yanıbaşında....
http://youtu.be/dCsZNalcaXM
Photo by Feza
3 Haziran 2015 Çarşamba
3 Ekim 2014 Cuma
YERÇEKİMLİ KARANFİL
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
Edip CANSEVER
24 Kasım 2013 Pazar
Soghati - Armağan
Ayak seslerin geliyorsanki değil uzak bir şehirden,
dünyanın her yerinden..
buluşma anı gelince
o caddenin sonu benim kalbimdir.
sen her şeyimsin, nefesimsin
benim olursan, herşey de benimdir..
sen olmazsan kalbim durur,
kimse tekrar çalıştıramaz
uykuyan dalan çiçekler gibi
kimse uyandıramaz
aşk güvercinleri aşksız,
benim tenim sensiz yaşayamaz.
Sen benim hayatımsın, nefesimsin
sadece bir heves değilsin
Sen benim herşeyimsin.
olmazsan kesilir nefesim.
sen benim olursan, herşey benim..
Söz: Ardalan Sarfaraz (Farsça)
Çeviri: Feza
The songwriter of Soghati is Mohammad Heydari, lyricist Ardalan Sarfaraz. The song was arranged for orchestra by Nasser Cheshmazar. The original singer of this song was Hayedeh - Masume Dadebala.
Soghati - Souvenir:
http://en.wikipedia.org/wiki/Soghati
http://en.wikipedia.org/wiki/Hayedeh
http://tr.wikipedia.org/wiki/Hayedeh
27 Eylül 2013 Cuma
Ayrılık Şarkısı
Fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar
şimdi öğrendik işte..
senin binbir maskenin altında
bir tek yüz, bir de cesur yürek vardı.
"asıl meselesi insanın
ne zaman geçtiği değil
ne olursa geçtiğidir...."
Ne zaman geçer bilinmez
bir yaşamdan diğerine
çekip gitmek öyle kolaydı
bu kadar çok sevilmeseydin...
sessiz sedasız
sende bu kenti terk ettin
Şimdi, sonsuz bir yangın gibi
özlemin yüreğinde sevenlerin.
Aramızdan şiirler ile geçtin..
"birini iyi edecek şeyin
diğerinin kadehine zehir olmasıdır"
dedin de, asıl çaresizliğin
devasız olması bu derdin
değil" derken yanıldın.
İşte geldi çattı ayrılık anı
Sende ardında bırakıp çağrını
Terkediyorum dedin
bu kenti......
Feza
Ardımda bırakıp gül çağrısını
Ayrılık anı bu sisli şarkıyı
Irmaklar gibi akıp uzun uzun
Terkediyorum bu kenti
Ahh, ölüler gibi
Şarkılar bir çığlığa sığınmaksa
Şimdi, sonsuz bir yangın gibi
Sevmesem öyle kolay çekip gitmek;
Yaralı bir kuş gibi
Kumral bir çocuğun yaz öyküsü bu
Şarkılarla geçtim aranızdan
Yalnızlar gibi susup uzun uzun
Düşlüyorum bu kenti
Ahh, bir aşk gibi
Şarkılar bir çığlığa sığınmaksa
Şimdi, sonsuz bir yangın gibi
Sevmesem öyle kolay çekip gitmek;
Yaralı bir kuş gibi
Düşlüyorum bu kenti
Son bir aşk gibi
Tuncel Kurtiz (d. 1 Şubat 1936). Türk sinema ve tiyatro oyuncusu, yönetmen, yapımcı, senaristtir. Babası Selanik doğumlu bir Türk bürokratı, annesi Boşnaktır. İlk kez 1959 yılında Dormen Tiyatrosu'nda oyunculuğa başlamış olan sanatçı, sinema filmlerinde rol aldı. Sürü filmiyle zirveye çıkan sanatçı, doğayla içiçe yaşamayı severdi. Birçok ulusal ve uluslararası ödülünün yanı sıra, Ekim 2011'de 48. Altın Portakal Film Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı. 27 Eylül 2013'te İstanbul Etiler'deki evinde düşerek başını çarpması sonucu 77 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tuncel_Kurtiz
http://tr.wikiquote.org/wiki/Ezel
31 Ağustos 2013 Cumartesi
CİHANGİR MERDİVENLERİ
çağırdım renkleri bir akşamüstü
renkler ne de güzel
renkler deli eder sev yeter
TAMER - RENKLER
****************************
#direnmerdiven
rengarenk merdivendir yaşam
vardır elbet bir anlam
bu renklerde..
birileri çıkar, biriler iner de
o zaman kim bilir
ne zaman gelir.....
Feza
Merdivenlerin Öyküsü:
Fındıklı’dan Cihangir’e çıkan Salıpazarı Yokuşu’nun merdivenleri, Emekli Orman Mühendisi 64 yaşındaki Hüseyin Çetinel, damadının da yardımı ile bir haftada gökkuşağı renklerine boyadı.O kadar güzel oldu ki gelin- damat akınına uğradı herkes hatıra fotoğrafı çektirmeye başladı. Bir gece operasyonu ile bu güzelliği griye boyayan Beyoğlu Belediyesi, büyük tepki üzerine geri adım atarak merdivenleri yine bir gece operasyonu ile eski rengine boyadı. Merdivenlerin Beyoğlu Belediyesi ekipleri tarafından boyandığını sosyal paylaşım sitelerinden öğrenen vatandaşlar duruma büyük tepki göstermiş, "fırçanı al gel" çağrısı yapılarak, tepkiler tüm Türkiye’ye yayılmıştı.
Kaynaklar:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24616754.asp
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24711080.asp
29 Ağustos 2013 Perşembe
A Poet's Advise
A Poet's Advice
by E.E. Cummings
A poet is somebody who feels, and who expresses his feeling through words.
This may sound easy. It isn't.
A lot of people think or believe or know they feel - but that's thinking or believing or knowing; not feeling. And poetry is feeling - not knowing or believing or thinking.
Almost anybody can learn to think or believe or know, but not a single human being can be taught to feel. Why? Because whenever you think or you believe or you know, you're a lot of other people: but the moment you feel, you're nobody-but-yourself.
To be nobody-but-yourself - in a world which is doing its best, night and day, to make you everybody else - means to fight the hardest battle which any human being can fight; and never stop fighting.
As for expressing nobody-but-yourself in words, that means working just a little harder than anybody who isn't a poet can possibly imagine. Why?
Because nothing is quite as easy as using words like somebody else. We all of us do exactly this nearly all of the time - and whenever we do it, we are not poets.
If, at the end of your first ten or fifteen years of fighting and working and feeling, you find you've written one line of one poem, you'll be very lucky indeed.
And so my advice to all young people who wish to become poets is: do something easy, like learning how to blow up the world - unless you're not only willing, but glad, to feel and work and fight till you die.
Does this sound dismal? It isn't.
It's the most wonderful life on earth.
Or so I feel.
Kaynak:
Fotoraf: Ali Sina Özüstün'ün Facebook'daki sayfasından alıntı







