29 Kasım 2012 Perşembe

4 Kasım 2012 Pazar

Büyük Sinema


Ankara Atatürk Bulvarındaki Büyük Sinema.  Düş Hekimi Yalçın Ergir bizi hakkında çok az bilgi kalmış bu efsane mekanı  “Son anlatabilenler”den dinlediği bir zaman yolculuğuna çıkarmış.  Bende son dönemini hatırladığım bu sinemanın fotoraflarını ve keyifle okuyacağınızı tahmin ettiğim bu yazıyı sizle paylaşıyorum.

Büyük Sinema; Düş Hekimi Yalçın Ergir'in yazısı..

http://www.ergir.com/2011/buyuk_sinema.htm



****************

Benim de çocukluğumda
yaz sinemalarım vardı
elimde yastık gittigim
çiğdem çitleyerek seyrettiğim
filmler vardı,
akşamın serinliğinde
uykum geldiğinde
anneannemin sıcacık
kollarının sardığı
geceler vardı...
şimdi daha iyi anlıyorum
ben ne kadar şanslıydım.
o günleri yaşadım..


Yine sinemalar var
rahat koltuklara gömülüp
elde cola, mısır, cips
ama yine o çocuksu sevinç
kızımın gözlerinde
tahta sandalyeler yok artık
yer tutacak komşularda..
klimaların serinliğinde
üşümesin diye yanımda
yine bir hırka...
Farklı zaman ve mekanlarda
zaman akıyor yine
bir film şeridi gibi
hızlı ve renkli
kaptırıp kendimizi seyrine
hiç düşünmeyiz sonundaki  "The End"i....


Feza




Büyük Sinema; Düş Hekimi Yalçın Ergir; Fotoraflar..






18 Eylül 2012 Salı

Hakim Bey



Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil demiş Fuzuli.. Sezen'de susmamış devam etmiş..Hakim Bey şikayetim var cümle yasaktan / dillerimi Hakim Bey bağlasan durmaz ...Fikrim firarda mahpusa sığmaz eyvah !. Zülfü , Mehmet Erdem devam etmiş.."Söz uçar yazı iki cihanda eyvah / Yazsan olmuyor yazmasan olmaz ... Bu güzel sohbete katılmamak olmaz..

Suya yazılan yazı gibi
tesiri yok söylesen şimdi..
ama sen gönlünü dinle
...
Kaleme tedbir koma tek durmaz
yazmasan hiç olmaz
bu su akacak önce nehirlere
sonrada çoşku ile
kavuşacak denizlere.....



 

8 Eylül 2012 Cumartesi

Ihlamur Kasırları - Göl / Alphonse de Lamartine

 




Göl

Ebedi gecesinde bu dönüşsüz seferin
Hep başka sahillere doğru sürüklenen biz
Zaman adlı denizde bir gün bir lahza için
Demirleyemez miyiz? .......

Alphonse de Lamartine
 Fransız yazar ve şair
1790-1869
 Çeviren: Yaşar Nabi

Bu şiirin yazıldığı yer Padişahların has bahçesi "Ihlamur Kasırları".. Bende güzel bir sonbahar günü Lamartine'nin yüzyıllar önce oturduğu çimenlere uzanıp  çimenlere uzanıp kitap okudum. Onun gibi tabiat ve sanatın ortasında oturup "insan gözünün yeryüzünde görebileceği en harika görünüşünü" seyrettim.


Lamartine, 20 Mayıs 1833 günü İstanbul'u ilk görüşünde defterine yazdığı, 'Tanrı ve insan, tabiat ve sanat burada, insan gözünün yeryüzünde görebileceği en harika görünüşünü beraberce oturtmuş ve yaratmışlardır' ve "Dünyaya son bir bakış atmam gerekse, onu çamlıca tepelerinden atardım." diyen bu şaire katılmamak ne mümkün...

Beşiktaş, Yıldız ve Nişantaşı arasında kalan Ihlamur Vadisi’nin, 18. yüzyılda, Tersâne Eminlerinden Hacı Hüseyin Ağa’ya ait olan ve bu yüzden “Hacı Hüseyin Bağları” adıyla tanınan bir mesire yeriymiş. Sultan III. Ahmed (1703-1730) Sultan I. Abdülhamid (1774-1789) ve Sultan III. Selim (1789-1807) dönemlerinde “Hasbahçe” olarak kullanılmış. XIX.'ncu yüzyılın ilk yarısında  Sultan Abdülmecid burada bulunan sade bir bağ evine sık sık gelerek dinlenir, bazı konuklarını, bu arada ünlü Fransız şairi Lamartine'i burada kabul ederek görüşürmüş.   Sultan Abdülmecid’in (1839-1861) döneminde Ihlamur Mesiresi’nin bulunduğu bu alanda Ihlamur Kasırları’nın yapımına başlanmış.

Ana yapı olan Merasim Köşkü; ön cephesinde, dönemin beğenisini yansıtan Barok çizgiler taşıyan merdiveni, ilginç ve hareketli kabartmalarıyla çarpıcı bir mimarlığa sahip. Giriş Salonu ile her iki yanında yer alan birer odadan oluşan kasrın iç süslemelerinde; Osmanlı sanatında 19. yüzyılda tercih edilen Batılı dekorasyon anlayışına uygun bir süsleme programı uygulanmış. Padişahın maiyeti, kimi zaman da haremi tarafından kullanılan Maiyet Köşkü ise; diğerine oranla daha az süslü ve daha geleneksel bir yapı. Ihlamur Kasırları’nın Merasim Köşkü bir müze-saray olarak ziyarete açık tutulmakta, Maiyet Köşkü ise kışlık kafeterya olarak düzenlenmiş. Kasrın bahçesinde; Maiyet Köşkü’nün çevresinde ve iç kısımda bulunan havuz etrafında çok keyif alacağınız bir yazlık kafeterya var. 


Alphonse de Lamartine
Fransız yazar ve şair
1790-1869


Lamartine, 19. yüzyılda Türkiye'ye gelmiş.  20 Mayıs 1833 günü İstanbul’u ilk görüşünde defterine yazdığı, ‘Tanrı ve insan, tabiat ve sanat burada, insan gözünün yeryüzünde görebileceği en harika görünüşünü beraberce oturtmuş ve yaratmışlardır’ ifadesinden anlaşılacağı gibi Istanbul'un büyüsüne kapılmış.  Abdülmecid Türkiye’ye yerleşmek istediği için kendisine Aydın yöresinde bir çiftlik hediye etmiş.  "Dünyaya son bir bakış atmam gerekse,  onu çamlıca tepelerinden atardım."  diyen bu Türk dostu şair ve yazar, 1869 tarihinde Paris'te yaşamını yitirdi.




Kaynaklar:
http://www.3dmekanlar.com/tr/ihlamur-kasri.html
http://www.millisaraylar.gov.tr/portalmain/Palaces.aspx?SarayId=6
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ihlamur_Kasr%C4%B1
http://tr.wikipedia.org/wiki/Alphonse_de_Lamartine



Tarih: 08 Eylul 2012
 

2 Eylül 2012 Pazar

Zeytin Ağacıyım Ben


... "BEN ZEYTİN AĞACIYIM"
Meyvemde yaşam
Yağımda ışık
Dalımda barış var benim
Gövdemdeyse gizem
Ben,
tek tanrılı, çok tanrılı
tüm dinlerin kutsal ağacı
ben,
tüm canlıların baş tacıyım.


Prof. Dr. Suat Çağlayan






Şiirin tamamı aşağıdaki linkte:  
http://didim-mavisehir.blogspot.com/2012/09/zeytin-agaciyim-ben.html




27 Temmuz 2012 Cuma

Lay Your Head Down - Albert Nobbs



Yasla başını bana sevgilim
Ay'ın seferini seyredelim
yıldızların tatlı parlaklığında
yükselen dalgaların sesi kulağımızda..


Sandığın kadar uzak değil sonsuzluk
Uçabiliriz birlikte oraya
belki  buluruz düşlerimizin anahtarını
onun için yasla sevgilim bana başını
ve bırak kendini uykunun tatlı kollarına..
ben ninni söylerken sana,

la la la la la....
 


*************
Composer Brian Byrne w/ lyrics by Glen Close
Performed by: Sinead O'Connor
From: Albert Nobbs soundtrack album


Sing to me softly your tales of woe
I’ll cradle you closely, I won’t let go
I’ll speak to you gently of what I know
Don’t you cry


Lay your head down darling
The moon is sailing by
The stars are softly shining
The tide is full and high


We’ll fly to the edge, not as distant as it seems
And maybe we’ll find out the key to your dreams
So you just lay your head down darling
Sleep now, La la la la la


Winds blow, rains fall
But it’s warm by the fire’s light
Hush, don’t you see? You’re here with me
And there’s dawn at the end of the night


Lay your head down darling
The moon is sailing by
The stars are softly shining
The tide is full and high


We’ll fly to the edge, not as distant as it seems
And maybe we’ll find out the key to your dreams
So you just lay your head down darling
Sleep now, La la la la la

2 Temmuz 2012 Pazartesi

YETER Kİ







Ellerim gözlerim kelepçelerde
Sevda çöllerinde
Geçiyor aylarım yıllarım gecelerim
Sevda zindanlarında

Yeter ki sen sev beni

Yeter ki inan bana

Varlığın dilimde bir yudum su

Sevda çöllerinde
Hayalin serabın yeterdi bana
Sevda zindanlarında

Yeter ki sen sev beni

Yeter ki inan bana


Söz / Müzik:  Fikret Kızılok