3 Ekim 2014 Cuma

YERÇEKİMLİ KARANFİL

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
                                                           
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.

Edip CANSEVER 

 

24 Kasım 2013 Pazar

Soghati - Armağan

Ayak seslerin geliyor
sanki değil uzak bir şehirden, 
dünyanın her yerinden..
buluşma anı gelince
o caddenin sonu benim kalbimdir.
sen her şeyimsin, nefesimsin
benim olursan, herşey de benimdir..
sen olmazsan kalbim durur, 
kimse tekrar çalıştıramaz
uykuyan dalan çiçekler gibi
kimse uyandıramaz
aşk güvercinleri aşksız,
benim tenim sensiz yaşayamaz. 
Sen benim hayatımsın, nefesimsin
sadece bir heves değilsin
Sen benim herşeyimsin. 
olmazsan kesilir nefesim.
sen benim olursan, herşey benim..


Söz: Ardalan Sarfaraz (Farsça)
Çeviri: Feza

The songwriter of Soghati is Mohammad Heydari, lyricist Ardalan Sarfaraz. The song was arranged for orchestra by Nasser Cheshmazar. The original singer of this song was Hayedeh - Masume Dadebala.






Soghati - Souvenir:
http://en.wikipedia.org/wiki/Soghati
http://en.wikipedia.org/wiki/Hayedeh
http://tr.wikipedia.org/wiki/Hayedeh

18 Kasım 2013 Pazartesi

Rengarenk

Kısacık yaşamlarını rengarenk yaşayanlar için..

http://fezkar1.blogspot.com/2013/11/rengarenk.html


27 Eylül 2013 Cuma

Ayrılık Şarkısı


Fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar
şimdi öğrendik işte..
senin binbir maskenin altında
bir tek yüz, bir de cesur yürek vardı. 
"asıl meselesi insanın 
ne zaman geçtiği değil
ne olursa geçtiğidir...."
Ne zaman geçer bilinmez 
bir yaşamdan diğerine
çekip gitmek öyle kolaydı
bu kadar çok sevilmeseydin... 
sessiz sedasız
sende bu kenti terk ettin
Şimdi, sonsuz bir yangın gibi 
özlemin yüreğinde sevenlerin. 
Aramızdan şiirler ile geçtin..
"birini iyi edecek şeyin
diğerinin kadehine zehir olmasıdır"
dedin de, asıl çaresizliğin
devasız olması bu derdin
değil" derken yanıldın.
İşte geldi çattı ayrılık anı
Sende ardında bırakıp çağrını 
Terkediyorum dedin 
bu kenti......

Feza











Ardımda bırakıp gül çağrısını 
Ayrılık anı bu sisli şarkıyı 
Irmaklar gibi akıp uzun uzun 
Terkediyorum bu kenti 
Ahh, ölüler gibi 

Şarkılar bir çığlığa sığınmaksa 
Şimdi, sonsuz bir yangın gibi 
Sevmesem öyle kolay çekip gitmek; 
Yaralı bir kuş gibi

Kumral bir çocuğun yaz öyküsü bu 
Şarkılarla geçtim aranızdan 
Yalnızlar gibi susup uzun uzun 
Düşlüyorum bu kenti 
Ahh, bir aşk gibi 

Şarkılar bir çığlığa sığınmaksa 
Şimdi, sonsuz bir yangın gibi 
Sevmesem öyle kolay çekip gitmek; 
Yaralı bir kuş gibi 

Düşlüyorum bu kenti 
Son bir aşk gibi





Tuncel Kurtiz (d. 1 Şubat 1936). Türk sinema ve tiyatro oyuncusu, yönetmen, yapımcı, senaristtir. Babası Selanik doğumlu bir Türk bürokratı, annesi Boşnaktır. İlk kez 1959 yılında Dormen Tiyatrosu'nda oyunculuğa başlamış olan sanatçı, sinema filmlerinde rol aldı. Sürü filmiyle zirveye çıkan sanatçı, doğayla içiçe yaşamayı severdi. Birçok ulusal ve uluslararası ödülünün yanı sıra, Ekim 2011'de 48. Altın Portakal Film Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı. 27 Eylül 2013'te İstanbul Etiler'deki evinde düşerek başını çarpması sonucu 77 yaşında hayata gözlerini yumdu.



Kaynak: 
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tuncel_Kurtiz
http://tr.wikiquote.org/wiki/Ezel

31 Ağustos 2013 Cumartesi

CİHANGİR MERDİVENLERİ


çağırdım renkleri bir akşamüstü
renkler ne de güzel
renkler deli eder sev yeter

TAMER - RENKLER 
****************************

#direnmerdiven

rengarenk merdivendir yaşam
vardır elbet bir anlam
bu renklerde..
birileri çıkar, biriler iner de
o zaman kim bilir 
ne zaman gelir..... 

Feza






Merdivenlerin Öyküsü:
Fındıklı’dan Cihangir’e çıkan Salıpazarı Yokuşu’nun merdivenleri, Emekli Orman Mühendisi 64 yaşındaki Hüseyin Çetinel, damadının da yardımı ile bir haftada gökkuşağı renklerine boyadı.O kadar güzel oldu ki gelin- damat akınına uğradı herkes hatıra fotoğrafı çektirmeye başladı. Bir gece operasyonu ile bu güzelliği griye boyayan Beyoğlu Belediyesi, büyük tepki üzerine geri adım atarak merdivenleri yine bir gece operasyonu ile eski rengine boyadı.  Merdivenlerin Beyoğlu Belediyesi ekipleri tarafından boyandığını sosyal paylaşım sitelerinden öğrenen vatandaşlar duruma büyük tepki göstermiş, "fırçanı al gel" çağrısı yapılarak, tepkiler tüm Türkiye’ye yayılmıştı. 


Kaynaklar:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24616754.asp
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24711080.asp


29 Ağustos 2013 Perşembe

A Poet's Advise



A Poet's Advice

by E.E. Cummings


A poet is somebody who feels, and who expresses his feeling through words.

This may sound easy. It isn't.

A lot of people think or believe or know they feel - but that's thinking or believing or knowing; not feeling. And poetry is feeling - not knowing or believing or thinking.

Almost anybody can learn to think or believe or know, but not a single human being can be taught to feel. Why? Because whenever you think or you believe or you know, you're a lot of other people: but the moment you feel, you're nobody-but-yourself.

To be nobody-but-yourself - in a world which is doing its best, night and day, to make you everybody else - means to fight the hardest battle which any human being can fight; and never stop fighting.

As for expressing nobody-but-yourself in words, that means working just a little harder than anybody who isn't a poet can possibly imagine. Why?

Because nothing is quite as easy as using words like somebody else. We all of us do exactly this nearly all of the time - and whenever we do it, we are not poets.

If, at the end of your first ten or fifteen years of fighting and working and feeling, you find you've written one line of one poem, you'll be very lucky indeed.

And so my advice to all young people who wish to become poets is: do something easy, like learning how to blow up the world - unless you're not only willing, but glad, to feel and work and fight till you die.

Does this sound dismal? It isn't.

It's the most wonderful life on earth.

Or so I feel.




Kaynak:
Fotoraf: Ali Sina Özüstün'ün Facebook'daki sayfasından alıntı

16 Mayıs 2013 Perşembe

Mihrabat Korusu

Hakkında çok kısa bilgi bulabildiğim Kanlıca'daki bu koru çeşitli yazar ve şairlere güzel manzarasıyla ilham kaynağı olmuş. Yahya Kemal'in gözlerden uzak saatler geçirmek için tercih ettiği Mihrabat Korusunda bende "Zehir yeşiliklerin" içinden  "Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul".   Özdemir Asaf gibi yazmak geldi içimden....

Şu anda İstanbul'da olmak isterdim.  
Mihrabat Korusu'nun dar yollarında seninle 
Yan yana, yana yana yürümek... 
Bir de martıların kanatlarından seyretmek İstanbul'u.

Özdemir Asaf 



Şu anda Mihrabat Korusunda
yürümek  isterdim seninle yan yana
seyretmek istanbul'u birlikte..
ama sen bir martı kanadında
bense zehir yeşili dar yollarda..
ömrüm oldukça, gönül tahtımda
bekleyeceğim seni burada..


Feza




Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Nice revnaklı şehirler görünür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

Yahya Kemal Beyatlı

Makam: Hicâz
Usûl: Semâî
Bestekâr ve İcrâ: Münir Nûreddin Selçuk



Kanlıca'nın güzelliği Fıstıklı Yokuşu'ndan körfeze inen alanda I. Mahmut zamanında kurulan ve padişahlar tarafından büyük ilgi gören Mihrabat Korusu'dur. Mihrabat Korusu'na, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılarak III. Ahmet'e armağan edilen Mihrabat Kasrı'nın adını verdiği iddia edilir. Ne yazık ki Mihrabat Kasrı yeniçeri isyanıyla bir hafta içinde yakılıp yıkılarak yok olmuştur. 

Kimbilir belki de Sezen Aksu'da bu bestesini yaptığı Kanlıca'nın orta yerinde ki taş Mihrabat Korusundadır. 

Uzanıp Kanlıca'nın orta yerinde bi taşa
Gözümün yaşını yüzdürdüm Hisar'a doğru
Yapacak hiçbir şey yok gitmek istedi gitti
Hem anlıyorum hem çok acı tek taraflı bitti

Bi lodos lazım şimdi bana, bi kürek, bi kayık
Zulada birkaç şişe yakut yer gök kırmızı
Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp
Düşer üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı

Ah İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

Ne acı ne acı insan kendine ne kadar yenik
Bulunmadı ihanetin ilacı yürek koca bir karadelik
Yapacak hiçbir şey yok gönül bu sevdi
Yeni bir ten yeni bir heyecan bilirim üstelik

Bi lodos lazım şimdi bana, bi kürek, bi kayık
Zulada birkaç şişe yakut yer gök kırmızı
Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp
Düşer üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı

Ah İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

Söz-Müzik: Sezen Aksu