23 Nisan 2012 Pazartesi

Emirgan Korusu





   Ozan demiş ki :
"Bir şeyde gözüm yok, kuru bir can kâfi,
Hoş-beş edecek ehl-i ihvan kâfi,
İkbaline bel bağlamadım dünyanın
İstanbul içinde bir Emirgan kâfi."

Benim de içimden geçenler aynı.  Hele dün yapmış olduğum gezide bu güzel sahil yerleşimine bir kez daha aşık oldum.  Internette bulduğum bilgiler ile kısaca tarihi aşağıda..

Bizanslılar döneminde isminin Kiparodis (Kyparodes) olduğu ve Rumca karşılığının "Serviler" olduğu bilinmektedir. Bu ismin verilmesinin nedeni ise yörenin servi ormanları ile kaplı olmasıydı. Emirgan'da yerleşim 16. yy.ın ortalarında, Sadrazam Sokulu Mehmet Paşa'nın nişancılarından Feridun Beye bu büyük alan hediye edilince başlar. 



 


Sultan IV. Murat çok sevdiği Emirgüneoğlu'na vezirlik rütbesi vermiş, ismini de Yusuf Paşa olarak değiştirdikten sonra kendisine Emirgan'daki Nişancı Feridun Beyin (1583) bahçesini bağışlamıştır. Bu olay nedeniyle bahçeye "Emirgüne bahçesi" denilmiş, semtin adı bilahare Emirgan olmuştur.  Emirgan'a ismini verdiren Emirgüneoğlu Tahmasb Kulu Han, Yusuf Paşa ismini ve Vezirlik rütbesini aldıktan sonra şansı yaver gitmemiş, sefahat âlemine dalınca Sultan I. İbrahim döneminde (1640-1648) Sadrazam Kara Mustafa Paşa tarafından idam edilmiş (1641) ve bütün mallarına el konulmuştur. Sultan I. Abdülhamid (1774-1789) tarafından arazinin bir kısmı vakfedilmiş, diğer kısmı da buraya yerleşmek isteyen halka dağıtılmıştır.
1871-1878 yılları arasında koru içinde 3 köşk yaptırılmıştır. Günümüze de ulaşan bu köşkler Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk olarak adlandırılmaktadır. 1940 yılında dönemin İstanbul belediye başkanı Lütfi Kırdar'ın girişimiyle kamulaştırılıp park olarak düzenlenerek halka açılmıştır. 2006 yılından itibaren her yıl Nisan ayında Lale Festivali düzenlenmektedir.   Bende dün bu bu güzel koruda gezip, bol bol bu rengarenk lalelerin fotoraflarını çektim..


Yazarlara, ozanlara ilham kaynağı olan Çınaraltı ve Emirgan da dolaşıp şiir yazmamak olmaz değilmi..  Bu güzel yer tabii ki bana da ilham oldu :)

Çınaraltında çay keyfi
ne zaman içimde bir sıkıntı

sahilde bir gezinti kafi
kuğu gibi süzülen martı,
serçeler bekler kırıntı
benim de gözüm yok başka şeyde
bu dünyada her şey fani.. 



Feza





Diger fotoraflar FB albümünde: 
http://www.facebook.com/media/set/?set=a.10150716710398992.409192.788808991&type=3&l=aa4e8960af

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder