16 Mayıs 2013 Perşembe

Mihrabat Korusu

Hakkında çok kısa bilgi bulabildiğim Kanlıca'daki bu koru çeşitli yazar ve şairlere güzel manzarasıyla ilham kaynağı olmuş. Yahya Kemal'in gözlerden uzak saatler geçirmek için tercih ettiği Mihrabat Korusunda bende "Zehir yeşiliklerin" içinden  "Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul".   Özdemir Asaf gibi yazmak geldi içimden....

Şu anda İstanbul'da olmak isterdim.  
Mihrabat Korusu'nun dar yollarında seninle 
Yan yana, yana yana yürümek... 
Bir de martıların kanatlarından seyretmek İstanbul'u.

Özdemir Asaf 



Şu anda Mihrabat Korusunda
yürümek  isterdim seninle yan yana
seyretmek istanbul'u birlikte..
ama sen bir martı kanadında
bense zehir yeşili dar yollarda..
ömrüm oldukça, gönül tahtımda
bekleyeceğim seni burada..


Feza




Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Nice revnaklı şehirler görünür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

Yahya Kemal Beyatlı

Makam: Hicâz
Usûl: Semâî
Bestekâr ve İcrâ: Münir Nûreddin Selçuk



Kanlıca'nın güzelliği Fıstıklı Yokuşu'ndan körfeze inen alanda I. Mahmut zamanında kurulan ve padişahlar tarafından büyük ilgi gören Mihrabat Korusu'dur. Mihrabat Korusu'na, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılarak III. Ahmet'e armağan edilen Mihrabat Kasrı'nın adını verdiği iddia edilir. Ne yazık ki Mihrabat Kasrı yeniçeri isyanıyla bir hafta içinde yakılıp yıkılarak yok olmuştur. 

Kimbilir belki de Sezen Aksu'da bu bestesini yaptığı Kanlıca'nın orta yerinde ki taş Mihrabat Korusundadır. 

Uzanıp Kanlıca'nın orta yerinde bi taşa
Gözümün yaşını yüzdürdüm Hisar'a doğru
Yapacak hiçbir şey yok gitmek istedi gitti
Hem anlıyorum hem çok acı tek taraflı bitti

Bi lodos lazım şimdi bana, bi kürek, bi kayık
Zulada birkaç şişe yakut yer gök kırmızı
Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp
Düşer üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı

Ah İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

Ne acı ne acı insan kendine ne kadar yenik
Bulunmadı ihanetin ilacı yürek koca bir karadelik
Yapacak hiçbir şey yok gönül bu sevdi
Yeni bir ten yeni bir heyecan bilirim üstelik

Bi lodos lazım şimdi bana, bi kürek, bi kayık
Zulada birkaç şişe yakut yer gök kırmızı
Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp
Düşer üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı

Ah İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

Söz-Müzik: Sezen Aksu





2 yorum:

  1. Turan Tanören16 Eylül 2013 04:00

    Ben Mihrabat Korusunun içinde büyüdüm. Hatta şimdi cafe açanlar tarafından birisi kurutulan fıstık ağaçlarına çıkıp fıstık kozalağı topladım. Kanlıca yoğurdunun meşhurluğu biraz da orada otlayan süt hayvanlarından gelir idi. Sonra cafe açtılar, güzelim tabiatı mahvettiler.
    Sezen Aksu'nun bahsettiği Kanlıca'nın orta yerinde taş mevcutu. Fıstıkl Yokuşu, , Hacı Muhittin caddesi ve mihrabat Caddesinin kesiştikleri yerde çocukluğumda dibek taşı vardı. Ne yazıkki, o zamanlar fotoğraf imkanlarımız kıt idi.

    YanıtlaSil
  2. Değerli yorumunuz için çok teşekkürler, koruyu yakından tanıyan biri olarak bu bilgileri bizlere aktardığınız için çok mutlu oldum. Korunun çeşitli zamanlarında çekilmiş fotoraflarını bir araya getiriyorum. Albüm oluştuğunda sizler ile paylaşırım.

    YanıtlaSil