26 Nisan 2012 Perşembe

Sen Benim Şarkılarımsın



Ayten Alpman'ın anısına... şarkılarını her zaman geçmiş değil bugün gibi dinleyeceğiz.  O bir yıldızdı ve göklerde kayıp giderken her zaman hatırlanacak..
Belki bir şarkının her sesinde
Belki bir sahil meyhanesinde
Belki de içtiğim sigaranın
Dumanısın
Bir yıldız gökte kayıp giderken
Islak bir yolda yalnız yürürken
Bambaşka bir şeyi düşünürken
Aklımdasın
Sanki hiç gitmemiş hep var gibi
Bir sırrı herkesten saklar gibi
Sessizce sokulup ağlar gibi
Yanımdasın
Beni bir şeylerden aklar gibi
Koparmadan çiçek koklar gibi
Hiç bozulmamış yasaklar gibi
Aklımdasın
Geçmiş değil bugün gibi
Yaşıyorum hala seni
Sen hep benim yanımdasın
Gündüzümde gecemdesin
Çalınmasın söylenmesin
Sen benim şarkılarımsın

Söz / Muzik: Ilhan Şeşen

23 Nisan 2012 Pazartesi

Emirgan Korusu





   Ozan demiş ki :
"Bir şeyde gözüm yok, kuru bir can kâfi,
Hoş-beş edecek ehl-i ihvan kâfi,
İkbaline bel bağlamadım dünyanın
İstanbul içinde bir Emirgan kâfi."

Benim de içimden geçenler aynı.  Hele dün yapmış olduğum gezide bu güzel sahil yerleşimine bir kez daha aşık oldum.  Internette bulduğum bilgiler ile kısaca tarihi aşağıda..

Bizanslılar döneminde isminin Kiparodis (Kyparodes) olduğu ve Rumca karşılığının "Serviler" olduğu bilinmektedir. Bu ismin verilmesinin nedeni ise yörenin servi ormanları ile kaplı olmasıydı. Emirgan'da yerleşim 16. yy.ın ortalarında, Sadrazam Sokulu Mehmet Paşa'nın nişancılarından Feridun Beye bu büyük alan hediye edilince başlar. 



 


Sultan IV. Murat çok sevdiği Emirgüneoğlu'na vezirlik rütbesi vermiş, ismini de Yusuf Paşa olarak değiştirdikten sonra kendisine Emirgan'daki Nişancı Feridun Beyin (1583) bahçesini bağışlamıştır. Bu olay nedeniyle bahçeye "Emirgüne bahçesi" denilmiş, semtin adı bilahare Emirgan olmuştur.  Emirgan'a ismini verdiren Emirgüneoğlu Tahmasb Kulu Han, Yusuf Paşa ismini ve Vezirlik rütbesini aldıktan sonra şansı yaver gitmemiş, sefahat âlemine dalınca Sultan I. İbrahim döneminde (1640-1648) Sadrazam Kara Mustafa Paşa tarafından idam edilmiş (1641) ve bütün mallarına el konulmuştur. Sultan I. Abdülhamid (1774-1789) tarafından arazinin bir kısmı vakfedilmiş, diğer kısmı da buraya yerleşmek isteyen halka dağıtılmıştır.
1871-1878 yılları arasında koru içinde 3 köşk yaptırılmıştır. Günümüze de ulaşan bu köşkler Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk olarak adlandırılmaktadır. 1940 yılında dönemin İstanbul belediye başkanı Lütfi Kırdar'ın girişimiyle kamulaştırılıp park olarak düzenlenerek halka açılmıştır. 2006 yılından itibaren her yıl Nisan ayında Lale Festivali düzenlenmektedir.   Bende dün bu bu güzel koruda gezip, bol bol bu rengarenk lalelerin fotoraflarını çektim..


Yazarlara, ozanlara ilham kaynağı olan Çınaraltı ve Emirgan da dolaşıp şiir yazmamak olmaz değilmi..  Bu güzel yer tabii ki bana da ilham oldu :)

Çınaraltında çay keyfi
ne zaman içimde bir sıkıntı

sahilde bir gezinti kafi
kuğu gibi süzülen martı,
serçeler bekler kırıntı
benim de gözüm yok başka şeyde
bu dünyada her şey fani.. 



Feza





Diger fotoraflar FB albümünde: 
http://www.facebook.com/media/set/?set=a.10150716710398992.409192.788808991&type=3&l=aa4e8960af

3 Nisan 2012 Salı

Desiderate - Child Of The Universe





Gürültü ve patırtının ortasında sükunetle dolaş;
Sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma.
Başka türlü davranmak, açıkça gerekmedikçe
Herkesle dost olmaya çalış.
Ama kimseye teslim olma.
Telaşsız ve açık seçik konuş.
Başkalarına da kulak ver.
Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları;
Çünkü dünyada herkesin bir hikayesi vardır.
Yalnız planlarının değil,
Başarılarının da tadını çıkarmaya çalış.
Ne kadar küçük olursa olsun işinle ilgilen.
Hayattaki dayanağın odur.
Olduğun gibi görün.
Sevmediğin zaman sever gibi yapma.
Aşka burun kıvırma sakın;
O çöl ortasındaki çimenliktir.
Yılların geçmesine öfkelenme
Gençliğe yakışan şeyleri
Gülümseyerek teslim et geçmişe.
Ara sıra isyana yönelecek gibi olsan bile
Hatırla ki, kainatı yargılamak imkansızdır.
Onun için kavgalarını sürdürürken bile
Kendi kendinle barış içinde ol.
Görmeye çalış ki,
Bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen
Dünya yine de güzeldir.
.....

by Max Ehrmann, (1906)
Hukukçu - Şair (1872-1945)

 
"Baltimore Kentinde Tapınak Duvarına Kazınan Yazıt" başlığı ile değişik ortamlarda sıklıkla rastladığımız bu şiir gerçekte Amerikalı bir şair ve avukat olan Max Ehrmann (1872-1945)'a aittir. Bu şiirin Grammy ödülüne kadar giden hikayesi eminim sizlerin de ilgisini çekecektir.

Latince de arzu duyulanlar anlamına gelen "Desiderata" 1927 yılında Amerikalı şair ve avukat Max Ehrmann (1872-1945) tarafından yazılmıstır.  Ilk olarak "Go Placidly Amid the Noice and the Haste" adı ile yazılan bu şiir ölümünden sonra eşi tarafından en çok ihtiyaç duyduklarımız, arzuladıklarımız anlamına gelen "Desiderata" ismi verilerek 1948'de bir şiir koleksiyonun da yer almıştır.





 

















Bu şiirin 1600'lü yıllardan kaldığı ve Baltimore'da eski bir tapınak duvarındaki yazıtı olduğu söylentisinin nedeni, 1906'larda Baltimore'da St. Paul Kilisesi rahibi Rev. Frederick Kates'in cemaata okumak üzere topladığı notların içinde yer alması ve bu notların kapağında "Old St paul´s Church, Baltimore A.C. 1692" yazmasıdır.  Şiir daha sonrada kilise vaazlarinda kullanılmıştır.

Yazarın hayatı boyunca bilinmeyen bu şiir 1965'de meşhur bir Amerikalı politikacı olan Adlai Stevenson'un ölüm yatağında bulunduktan sonra tanınarak 1970 yıllarında Rock grubu King Crimson'un Lizard isimli albümünün tanıtımında ve poster olarak yaygın bir şekilde kullanılmış, böylece plak yapımcısı Fred Werner'da dikkatini çekmiştir.  Fred Werner şiiri meşhur TV yapımcısı Les Crane için musical bir kayıt şeklinde  düzenleyip kaydetmiştir.  Bu kayıt uluslararası bir söhret kazanıp 1971'de en iyi sözlu şiir kayıt dalında Grammy almıştır ve yeni çağın anthemi, marşı  olarak adlandırılmıştır. Plak yapımcıları şiirin telif hakkı olamayacak kadar eski çağlardan olduğunu iddia etmis fakat mahkeme şiirin Ehrmann'a ait olduğunu kabul ederek ailesine telif haklarının ödenmesine karar vermiştir.

Daha sonra 1970-1998 yılları arasında yayınlanmış çok satan sıra dışı bir mizah dergisi olan National Lampoon için hazırlanan Radyo Dinner albümün içinde muzikal bir parodi olarak  hazırlanmış ve "Deteriorata"  (Bozulanlar) ismi ile Norman Rose tarafından, vokal de sonradan meşhur olan Melissa Manchester tarafından okunmustur.  





**************************
Kaynaklar:

http://en.wikipedia.org/wiki/Desiderata
http://en.wikipedia.org/wiki/Deteriorata
http://www.independent.co.uk/news/obituaries/les-crane-tv-host-and-desiderata-narrator-876684.html

***************************